THE SILENT WAY BÖLÜM
5
Tanım :
Audio-Lingual Metodu
ile öğrenciler dilleri öğrenseler bile sınıfta oluşturdukları alışkanlıkları
asıl iletişim ortamı olan dış dünyaya taşıyamayabilirler. Dahası, bir dil öğrenmenin
bir seri alışkanlıklar oluşturmakla mümkün olacağı fikrine 1960larda karşı
çıkıldı. Noam Chomsky’a
göre dil kazanma alışkanlıklar yaratılarak oluşmaz çünklü
insanlar daha önce hiç duymadıkları ifadeleri de anlayabilirler ve
yaratabilirler. Dil bir alışkanlık ürünü olarak değil de bir dilin kurallarını
kendi kendine düşünerek keşfedecekleri şekilde öğrencilere verilmelidir.
İnsan kavramının (human
cognition) önemi Kavramsal Yaklaşımı (Cognitive Approach) oluşturdu. Bu
yaklaşıma göre öğrenciler kendi öğrenimlerinin sorumluluğunu alarak daha aktif
olmalı, hedef dilin kurallarını kendileri keşfetmeliydiler. Hatalar kaçınılmaz
(inevitable) görülür ve öğrencinin kuralları keşfetme
sürecinde olduğunun işaretidir. 1970lerin başlarında bu yeni Kavramsal Yaklaşımı
dil öğretme ve materyal geliştirme sürecine uygulamada çalışmalar oldu. Bu
çalışmalar hem deductive (öğrencilere kurallar
verilir ve uymaları istenir) hem de inductive
(öğrenciler kuralları örneklerden keşfederler) dil bilgisi uygulamalarında olmuştur.
Yinede bu yaklaşımı tam anlamıyla baz alan bir metot oluşturulamamıştır.
Caleb Gattegno’nun Silent Way Metodu doğrudan
Kavramsal Yaklaşımdan gelmemekle (stem) beraber
onunla ortak prensipleri vardır. Örneğin Silent Way Metodunun en temel prensibi “Öğretme, öğrenmenin emri
altına girmelidir” (Teaching should
be subordinated to learning). Yani Gattegno’ya göre
öğretme süreci öğrenme sürecine hizmet etmeli, onu yönetmemelidir. Gattegno dil öğrenme sürecini bebeklerin ve çocukların
öğreniminden çıkarımlar yaparak ele almıştır. Ona göre öğrenme kendi içsel
kaynaklarımızı harekete geçirerek kendi kendimize başlattığımız (initiate) bir gelişimdir. Öğrenme sürecimiz boyunca yeni
olarak ne yaratırsak yaratalım onu daha ileriki öğrenmelerimiz için bir basamak
olarak kullanırız.
Bu metodu daha iyi anlamak için
Brezilya’daki bir lisede 24 öğrencilik sınıfı gözlemleyelim. Sınıf günde iki
saat, haftada 3 gün bir araya gelmektedir.
Gözlem ve Prensipler :
1. Öğretmen bir şey söylemeden 5 renk bloğunu
işaret eder. Bu renkler Portekizce’deki 5 sesli harfe en yakın sesleri ima
eder.
Öğretmen, öğrencilerin zaten bildikleri
şeylerle başlamalıdır. Öğrenciler öğrendikçe bilinmeyene ilerlerler. Diller
bazı ses ve yapıları paylaşabilirler.
2. Öğretmen
tekrar renk bloklarını işaret eder. Kimse ses çıkarmayınca ilk rengi gösterip
/a/ sesini çıkarır. Sonra diğer sesleri işaret etmesiyle öğrenciler /e/, /i/,
/o/, /u/ seslerini çıkartırlar.
Öğretmen sadece gerekli olduğunda yardım
etmelidir. Öğrenciler zekalarını kullanarak dil öğrenme deneyimlerini kendileri
bulabilirler.
3. Öğretmen yeni sesleri örnek olarak
seslendirmez. Bazen öğrencilere Portekizce sesleri nasıl değiştireceklerini
mimikleriyle veya el işaretleriyle gösterir.
Öğrenme bir modelden sonra tekrarlama
değildir. Öğrenciler kendi doğrular değerlerini (iner criteria)
geliştirmeli, hedef dilde kendi üretimlerine güvenmeli ve sorumluluğunu
almalıdırlar.
4. Öğrenciler sırayla sesleri okurlar.
Öğrencilerin öğrenip öğrenmedikleri bu yolla
anlaşılır.
5. Bir öğrenci diğerine Portekizce yardım eder.
Öğrenciler kendilerine ve birbirlerine
güvenmelidirler.
6. Öğretmen işaretlerle, bazense anadillerinde,
hedef dildeki sesi hatasız çıkarmaları için yardımcı olur.
Öğrenciler hedef dil ile çalışırken
öğretmende öğrenciler ile çalışır.
7. Öğrenciler yeni sesleri birbirlerinin
adlarının telaffuzundan yardım alarak öğrenirler.
Öğrenme için zaten bilinenler kullanılır.
Öğretmen ne kadar az aktif olursa, öğrenciler kendileri için o kadar çok
çalışacaklardır.
8. Öğretmen “rod”
kelimesini işaret eder sonra 3 renk-ses bloğunu gösterir ve öğrenciler
telaffuzu yaparlar : “rod”.
Öğrenme
bilinen bir şeyi yeni içeriğe uygulamak şeklinde alınabilir.
9. Öğretmen “a” ve “rod”
kelimelerini işaret eder.
Okuma en başta ele alınır ama öğrenciler ne söyleyeceklerini
öğrenmiş olmalıdırlar.
10. Öğretmen sessizce oturmaktadır. Bir dakika
sonra kız öğrencilerden biri kelimelerden birini gösterip telaffuzunu yapar “a rod”.
Burada sessizlik bir araçtır. Sessizlik
öğrencilerin teşebbüslerini ve kendi kendine idarelerini (autonomy)
besler Öğretmen dikkatin merkezi olmaktan çıkar böylelikle öğrencileri
dinleyebilir ve onların üzerinde çalışabilir. Öğretme sadece zorunda kaldığında
konuşur çünkü hedef dili kullanması gerekenler öğrencilerdir. Sessizlik
öğrencilerin kendi kendilerini idarelerini ve kişisel teşebbüslerini sağlar.
11. Öğretmen belirli bir kelimeyi işaret ederek
ve ardından ses-renk panosundan alakalı sesleri göstererek telaffuzu yapar : “a
blue rod”.
Anlam bilgisi çeviri ile değil öğrencilerin
algısına yoğunlaşarak sağlanır.
12. Bir öğrenci “ a pink
rod” telaffuzunu yanlış yapar. Öğretmene bakar fakat
öğretmen sessizdir, sonra diğer öğrencilere bakar.
Öğrenciler birbirlerinden öğrenebilirler,
öğretmenin sessizliği grup çalışmasını destekler.
13. Öğrenci telaffuzu tekrar dener ve öğretmen
bu sefer telaffuzu doğru olarak kabul eder.
Öğretmenin övgü veya eleştirileri öğrencilerin
kendine güvenlerini azaltabilir. Öğretmenin hareketleri öğrencilerin kendi
kendilerine gelişimini etkiler.
14. Bir öğrenci “a pink
rod” telaffuzunda hata yapar. Hatalı bölümü öğretmen
parmaklarını göstererek belirtir.
Hatalar öğrenmede gerekli ve önemlidirler.
Hatalı kısım konunun anlaşılmadığı noktaları belli eder.
15. Hatalı kısmı belli ettikten sonra öğretmen,
öğrencilerin bütün doğrulama çabası bitmeden doğru telaffuzu söylemez.
Öğrencilere kendi çabaları olmadan basit ve
doğrudan cevap verilirse bunlar kalıcı olmaz.
16. Öğretmen ağzıyla doğru sesi gösterir ama
seslendirmez.
Öğrenciler
kendilerini dinlemeyi öğrenmelidirler.
17. Öğrencilerin telaffuzları aynı değil,
bazıları daha başarılı ve İngilizce’ye daha yakın. Öğretmen ders ilerlemeden
biraz daha ihtiyaç duyan öğrencilerle telaffuz çalışır.
Öğrencilerden mükemmellik değil gelişim
beklenir. Öğrenme zaman alır ve öğrenciler faklı zamanlarda öğrenirler.
18. Öğretmen dikkatle dinler (attentively).
Öğretmenin sessizliği onu öğrenci
davranışlarını gözlemeye daha da yaklaştırır.
19. Öğretmen bir kez “Take
the green rod” der.
Öğretmenin sözlerini kaçırmamak için öğrenciler
dikkatlerini öğretmende yoğunlaştırırlar. Dikkat öğrenmenin anahtarıdır.
20. Öğrenciler sırayla öğretmenin komutlarına
uyarlar ve belirli renklerde çubukları alırlar.
Öğrencilere tekrar olmadan pratik
yaptırılmalıdır.
21. Öğrenciler birleşik nesneler ile komutları
çalışır.
Dilin elemanları mantığa göre öğrencilerin
zaten bildiklerini genişleterek
tanıtılır.
22. Öğrenciler sırayla kelime tablosundaki
seçeneklerle cümleler oluştururlar.
Öğrenciler tercihler yaparak ve keşfederek
kendi kendilerini idareyi öğrenirler.
23. Bazı öğrenciler basit, bazıları ise karmaşık
komutları oluşturmayı tercih ederler.
Dil kendini ifade etmek içindir.
24. Öğretmen öğrencilere dersi nasıl
bulduklarını sorar.
Öğretmen bu şekilde değerli bilgiler alabilir,
bir sonra ne üzerinde çalışması gerektiğini anlayabilir. Öğrenciler kendi
öğrenmelerinin sorumluluklarını nasıl kabul edeceklerini anlayabilir.
25. Ev ödevi verilmez.
Bazı öğrenimler uyku gibi doğaldır.
Öğrenciler derste de doğal yolla öğrenirler.
26. İleriki derslerde öğrenciler farklı dil
yapılarını öğrenecekler.
Dil biliminin özeti dil yapılarını
kavramaktır.
27. Öğrenciler bu farklı yapıları kullanarak
cümleler oluşturacaklar.
Yapılar
çizgisel bir kalıpla düzenlenmez, yeniden ele alınır.
28. Öğrenciler öğrendikleri cümleleri yazma
pratikleri yaparlar.
Okuma, Konuşma ve Yazma birbirini destekler
Prensipler :
1.”Silent Way” metodu kullanan
öğretmenin amacı nedir?
-Öğrenciler dili
kendilerini (hislerini, düşüncelerini, anlayışlarını) ifade edebilmek için kullanabilmelidirler.
-Bunu sağlamak
için öğretmenden ayrı bağımsızlıklarını geliştirmeliler.
-Kendi doğrularını
oluşturmak için içsel kaynaklarını (inner criteria)
geliştirmelidirler.
-Öğrenciler
kendilerine güvenerek bağımsız olurlar. Bu nedenle öğretmen onlara sadece
öğrenmeleri için ihtiyaç duydukları şeyi vermelidir.
2.
Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?
Öğretmen bir
mühendis veya teknisyendir. Öğrenmeyi sadece öğrenci sağlayabilir. Ama
öğretmen, öğrencinin zaten bildiği bilgilere güvenerek gerektiğinde yardım
etmeli, öğrencilerin algılarına yoğunlaşmalı, bilgiyi kalıcı kılmak için onlara
pratik yaptırmalı ve onların farkında olmalarını sağlamalıdır. Öğretmen
öğrencilerin yeni konularla bağlantılı kendi kendilerine öğrenme çabalarına saygı
göstermelidir.
Öğrencinin rolü
bilgilerini kullanarak yeni bilgilere ulaşmaktır, dili kendi kendine
keşfetmelidir. Öğrenmek bizim kendi sorumluluğumuzdur.
Gattegno der ki “Öğretmen
öğrenciler üzerine çalışır, öğrenciler ise dil üzerine çalışırlar.
3.
Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?
Öğrenciler hedef
dile sesleri öğrenerek başlarlar. Bunun için ses-renk tabloları kullanılır. Ana
dillerinde zaten bildikleri seslerden başlanır ve renkler ile hedef dilin
sesleri arasında bağlantı kurulur. Öğretmen, öğrencilerin dikkatini hedef dilin
yapılarına yoğunlaştırıcı durumlar yaratır. Bu durumlardan öğrenci anlamlar
çıkarır.Bu durumlar çubukların (rods) kullanımı
olarak adlandırılabilir. Bir durumda bir yapı öğrenilir. Öğretmenin en az sesli
yardımıyla, yapı örneklendirilir. Öğretmen öğrenci hatalarını kullanarak
zayıflıkları ve çalışma alanlarını belirler.
Öğrenciler tekrar
etmeden bir çok kez pratik yaparlar. Keşfederek ve tercih ederek kendi
kendilerine güveni ve hedef dili öğrenirler. Öğrencilere ders hakkındaki
fikirleri sorulur.
4.
Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?
Öğrenci-öğretmen
etkileşiminde öğretmen sessizdir. Konuşacağı zamanlarda ise model olmaz, ip
uçları verir. Öğrenci-öğrenci etkileşimi ise arzu edilen, cesaret vericidir.
Zaten öğretmenin sessiz oluşu bunu sağlar.
5.
Dil ve kültür nasıl görülür?
Dil ve kelimeler
yapılara ayrılır. Kültür dilden ayrılmaz Her dilin kendine özel nitelikleri
vardır.
6.Dilin
hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?
Doğru telaffuz
üzerine başlanır. İlk olarak dilin melodisi öğretilir. Kesin dil kuralları
verilmeden yapılar üzerinde durulur. Kelime bilgisi sınırlıdır.
Sabit, çizgisel,
kalıplaşmış öğretim yoktur. Öğretmen öğrencilerin bildiklerinden başlar ve
yenilikleri o bilgi üzerine kurar. Öğretim öğrenci ihtiyaçlarına göre
değişebilir.
4 yetenek de
baştan alınır. Öğrenciler konuştukları şeyi yazmayı ve okumayı aynı anda
alırlar.
7.Öğrencilerin
doğal dilinin rolü nedir?
Ana dil çeviri
amaçlı değil, yardımcı veya ip uçları verici olarak kullanılabilir. Mesela
telaffuz benzerliklerinde.. Ayrıca ana dil fikir paylaşımlarında
kullanılabilir. Ana dildeki bilinen sesler ile hedef dildeki yeni seslerin
öğrenilmesi sağlanabilir.
8.Değerlendirme
nasıl yapılmalıdır?
Öğretmen test
vermez ama öğrencileri her an gözlemleyip değerlendirmektedir. Öğretmenin sesiz
oluşu gözlemi ve öğrenci ihtiyaçlarını bulmayı kolaylaştırır. Öğrenip
öğrenmedikleri eski konuyu yeni konuya uygularken anlaşılabilir. Öğretmen övgü
veya eleştiri yapmaz, öğrenciler kendi değerler sistemini kurmalıdırlar.
Öğretmen farklı zamanlarda öğrencilerden gelişim bekler mükemmellik değil.
9.
Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?
Hatalar doğal ve
öğrenimin ayrılmaz parçası olarak görülür. Öğrenciler dili kendileri keşfettiği
için hatalar kaçınılmazdır. Öğretmen bu hataları bir sonraki çalışmalar için
kullanır.
Öğrenciler
kendi-doğrulama sistemlerini kurarlar. Doğrulamaları öğretmen yaparsa bu dili
öğrenmek değil ezberlemek olur. Öğrenciler kendilerini dinlemeyi öğrenirler.
Son çare olarak öğretmen doğru cevabı verebilir.
TEKNİKLER
Sound-color
Chart
Tablolar her biri
bir sesi ima eden renk blokları içerir. Bu bloklar daha sonraları yapılar,
kelimeler hatta cümleler için kullanılabilir. Böylelikle öğretmen kelimenin
parçalarını tanıtır. Bu işlem tekrarlamayı engeller. Ayrıca renk blokları
öğrencinin dikkatini öğretmenden çok seslere çeker. Hedef dildeki bütün sesleri
gösteren renkler yardımıyla öğrenciler neyi öğrendiklerini ve neye ihtiyaç duyduklarını
anlayabilir.
Peer Correction
Öğrencilerin
birbirine yardım etmesi grup çalışmasını ve destek sağlar ama yarışma ortamı
yaratılmasına izin verilmemelidir.
Rods
Çubuklar somut
örneklerle çalışma olanağı sağlar. Dil böylelikle anlama bağlanır. Başlangıçta
renkler ve sayılar için kullanılabilir. Daha sonra daha karmaşık yapılar,
bağlaçlar için kullanılabilirler.
Çubuklar daha
birçok yerde kullanılabilir. Diğer nesneleri ima eder anlamda da
kullanılabilirler. Bu öğrencilerin yaratıcıklarına ve hayal güçlerine daha
sonra ise hedef dile uygulamaya seslenir.
Self-correction
Gestures :
Direct Metod’ta da kendi doğrulama teknikleri vardı. Mesela
öğretmen avuç içlerini birbirine dokundurup ayırarak
o an üzerinde çalıştıkları sesin uzatılması gerektiğini ima edebilir.
Parmaklarını bir kelimenin hatalı kısmını işaret etmekte kullanabilir.
Word
Chart
Önce öğretmen
sonra öğrenciler kelime panosundan çalıştıkları kelimeleri okuyabilirler.
Telaffuz yardımı da ses-renk panosundan alınabilir. Toplam 500 kelime içeren 12
belli kelime panosu vardır. İngilizce kelimelerdeki ana fonksiyonu olanları
içerirler. Ayrıca Silent Way
yönteminde resim ve kitaplar yardımıyla da çalışılabilir.
Fidel Chards
Öğrencilerin ses
telaffuzlarını ayırt etmeleri için kullanılır. Mesela /ey/ sesi faklı kelimeler
için ay, ea, ei, eigh gibi seslendirilebilir.
Structured Feedback
Öğrenciler
öğrendikleri ve ders hakkında fikir verirler. Öğretmen bunları kendini
savunmadan ve tarafsız kabul eder. Ayrıca öğretmen bu fikirlerden bir sonraki
dersin planını çıkarır. Öğrenciler kendi öğrenimleri için sorumluluk alırlar.
www.iolpgalerisi.com
by Mustafa Baran