THE DIRECT METHOD BÖLÜM 3
Tanım
:
Bu metot da yeni
değildir. Prensipleri dil öğretmenleri tarafından yıllarca uygulanmıştır. Hedef
dilin iletişim için nasıl kullanılacağını öğrenme amacına sahiptir. “Grammar-Translation” metodu
öğrencilerin hedef dili kullanmalarında fazla etkili olmadığından “Direct Method” popüler olmuştur.
Bu metodun ana kuralı, çeviriye izin verilmemesidir. Metotta anlam, görsel
yardımlar ve gösterimler (demonstration) kuyllanılarak doğrudan (directly)
oluşturulur. Bu metot için şimdi İtalya’daki bir ortaokulda 30 öğrencinin
katıldığı dersi gözlemleyelim. Ders öğrencilerin birinci sınıflarında son
dönemde gözlemlenmiştir.
Gözlem ve Prensipler :
1. Öğrenciler Amerika
coğrafyası hakkındaki bir pasajı yüksek sesle okurlar.
Hedef dilde okuma, dil eğitiminin başından
uygulanmaya başlanmalıdır. Konuşma pratikleri süresince okuma gelişmeye devam
edecektir. Dil ilk olarak konuşmadır. Kültür ise güzel sanatlardan fazlasıdır
(coğrafya ve günlük yaşam gibi).
2. Her cümle
okunduktan sonra öğretmen haritadan bir bölümü işaret eder.
Resimler ve diğer nesneler öğrencilerin sınıf
ortamında anlamayı kolaylaştırıcı etkiye sahiptir.
3. Öğretmen sorusu
olan öğrenciye hedef dilde cevap verir, aynı şekilde sorular da hedef dilde
sorulur.
Ana dil sınıf ortamında kullanılmamalıdır.
4. Öğretmen,
öğrencilerin sorularını örnekler vererek veya tahtayı kullanarak çizimleriyle
cevaplar.
Öğretmen göstererek (demonstrate)
ders vermelidir. Açıklama veya çeviri yapmamalıdır. Öğrenciler, hedef dille
anlam arasında birlik (association)
kurabilmelidirler.
5. Öğretmen harita
hakkında hedef dilde sorular sorar ve öğrencilerden uzun cevaplar ister.
Öğrenciler, hedef dilde düşünmeyi mümkün
olduğu kadar çabuk öğrenmeliler. Kelime bilgisi ezberleyerek değil uzun
cümleler içlerinde öğrenilirse daha kalıcı ve doğal olur.
6. Öğrenciler harita
hakkında sorular sorarlar.
Dil öğrenmenin amacı iletişim kurmaktır, bu
nedenle öğrenciler soru sorma kadar cevap verme üzerinde de pratik yapmalılar.
7. Öğretmen yanlış
telaffuz edilen kelimeleri hemen düzeltir.
Kelimenin yanlış telaffuzu kalıcı olmaması
için dil eğitiminin başından doğru telaffuz ile pratik yapılır.
8. Öğretmen öğrenci
hatalarını, onlardan tercih yapmalarını isteyerek düzeltir.
Kendi tercihini yapan öğrenci dili daha kolay
öğrenir.
9. Öğretmen,
öğrenciler hakkında sorular sorar ve daha sonra öğrenciler birbirlerine sorar.
Dersler bazı iletişim aktiviteleri
içermelidir. Öğrencilere hedef dili gerçekçi durumlarda kullanma fırsatları
yaratılmalıdır. Öğrenciler mümkün olduğunca hedef dilde konuşmaya
cesaretlendirilmelidir.
10.
Derste öğrenilen “prepositions”lar
ile öğrenciler boşluk doldurma alıştırmaları yaparlar.
Dilbilgisi tümevarımsal (inductively) bir
yolla öğretilmelidir. Kesin dilbilgisi kuralları verilmemelidir.
11.
Öğretmen Amerika coğrafyası hakkında bir paragraf
yazdırır (dictate).
Yazma da eğitimin başlarında öğrenilmesi gereken önemli bir aktivitedir.
12.
Bir hafta boyunca bütün derslerde Amerika coğrafyası
işlenir.
Ders
bir duruma veya konuya göre işlenmelidir, dilsel yapıya göre değil.
13.
Amerikalıların nasıl davrandığı üzerine bir deyim
tartışılır.
Hedef dili ana dili olarak kullanan insanların yaşamları da dil
eğitiminde öğretilmelidir.
METOT HAKKINDA SORULAR :
1.”Direct” metodu
kullanan öğretmenin amacı nedir?
- Öğrencilere
hedef dilde nasıl iletişim kurulacağını öğretmek.
- Öğrencilere
hedef dilde düşünebilmeyi öğretmek.
2. Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü
nedir? Öğretmen aktiviteleri yönetendir ama
öğrenciler ilk metoda göre daha aktiflerdir. Öğretmen ve öğrenciler daha çok
birlikte çalışan partnerler gibi görünür.
3. Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has
özellikleri nelerdir? Öğrencilerin hedef
dil ile anlam arasında doğrudan bağlantı kurmaları (associate)
gerektiğine inanılır. Bunu başarmak içinde öğretmen hedef dildeki yeni bir
kelimeyi resimlerle veya hareketlerle (realia, pictures, pantomime) açıklar, asla ana dilde anlatmaz.
Öğrenciler sanki gerçek bir durumdalarmış gibi
iletişim kurmayı öğrenirler. “Direct” metot bir durum
(bankada veya alışverişte yabancı dil gibi.) veya konu ile (coğrafya, para,
hava durumu gibi.) öğrencilere sunulur. Dilbilgisi kurallarla değil örneklerle
yani tümevarım yöntemiyle (inductively) öğretilir.
Kesin dilbilgisi kuralları verilmez. Öğrenciler kelime bilgisi çalışmalarını
cümle içinde yaparlar.
4. Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci
etkileşimi nasıl olmalıdır? Etkileşim iki
yolla da başlayabilir. Sonlanması (latter) ise
öğretmenin kontrolünde olur. Bir öğrenci başka bir öğrenci ile de hedef dilde
iletişim kurabilir.
5. Dil ve kültür nasıl görülür? Dil ilk olarak konuşulur, daha sonra yazılır. Bu
nedenle öğrenciler, her gün hedef dilde konuşarak ortak çalışır. Hedef dili
konuşan insanların tarihi, kültürü, coğrafyaları, günlük yaşantıları da
çalışılmalıdır.
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri
vurgulanır? Kelime bilgisi,
dil bilgisinden daha çok vurgulanır. Okuma, yazma, konuşma ve dinleme
çalışmalarının hepsi başlangıçta da var olmaktadır ama temel olarak konuşma ve
dinleme görülür. Bu nedenle okuma ve yazma çalışmaları, başta öğrencilerin
konuşarak pratik yaptıkları konuları baz alarak hazırlanır. Kursun başından
beri telaffuz da önem taşır.
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü
nedir? Sınıfta ana dil
kesinlikle kullanılmamalıdır.
8.Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?
Öğrenciler hedef dil hakkındaki bilgilerini göstermekten ziyade o dili
kullanmaları istenebilir. Bunu hem yazılı hem de sözel olarak yapabilmeliler.
Örneğin öğrenci, öğrendiği bir konu hakkında paragraf yazabilmeli veya öğretmen
ile karşılıklı diyaloga girebilmelidir.
9. Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu
nasıl olmalıdır?
Öğrencilerin kendi
kendilerine hatalarını doğruya dönüştürmelerini sağlamalıdır.
TEKNIKLER
Reading aloud (sesli
okuma) :
Öğrenciler sırayla
sesli olarak pasaj veya diyalogu okur. Okumanın sonunda öğretmen resimler,
örnekler, mimikler kullanarak anlamı açık ve kolay hale getirmeye çalışır.
Question and answer exercise (soru-cevap
pratiği) :
Bu pratik yalnızca
hedef dilde yapılmalıdır. Öğrencilerden uzun cevaplar ve sorular kullanmaları
istenir. Böylelikle yeni kelimelerin pratiği ve dilbilgisi kalıplarının
tekrarlanması sağlanmış olur.
Getting students to self-correct
(öğrencilerin kendi hatalarını bulması) :
Bu öğretmenin vereceği
iki seçenekten doğru olanı bulmak ve yerleştirmek şeklinde veya örneğin;
öğretmen öğrencinin cümlesini hatalı kısmı vurgulayarak söyleyebilir veya
hatadan önce durarak bir sonraki kelimenin hatalı olduğuna dair öğrenciye ipucu
verebilir.
Conversation practice
(söyleşi) :
Öğretmen çocuklara
birkaç soru sorar. Bu soruları cevaplayabilecek çocuk o dersin konusunu
anlamıştır. Bu sorular belirli bir dilbilgisi yapısının kullanımı üzerinedir.
Daha sonra öğrenciler bu aynı yapıyı kullanarak birbirlerine sorarlar.
Fill-in-the-blank exercise (boşluk doldurma)
:
Dilbilgisi kuralı
verilmeden öğrenciler boşluk doldurarak ve alıştırma yaparak kuralları kendi
kendilerine koymaları sağlanır. Grammar-Translation metodundaki aynı teknikten farkı kesin
dilbilgisi kurallarının verilmemesi ama öğrenciler daha önceki örneklerden bu
kuralı kendileri oluşturarak boşluklara uygulamalarıdır.
Dictation (yazdırma) :
Öğretmen pasajı üç
kez okur. İlk okuyuşunda öğretmen normal hızda okur ve öğrenciler dikkatlice
dinler. İkinci seferde pasajı öğrencilerin not almasına imkan verecek şekilde
yavaş yavaş ve parça parça
okur. Üçüncü seferde ise öğrencilerin yazdıklarını kontrol etmelerini sağlamak
amacıyla normal hızda okur.
Map drawing (harita
çizme) :
Bu teknik
öğrencilere dinleyerek anlama pratiği kazandırır. Öğrencilere coğrafi şekilleri
isimlendirilmemiş bir harita verilir. Daha sonra öğretmen hedef dilde
öğrencilere haritadaki şekiller hakkında bilgiler verirken öğrencilerde
isimlendirmeleri yaparlar. Daha sonra öğretmen doğrulama için haritayı tahtaya
çizer ve öğrenciler sırayla cevapları verirler.
Paragraph writing (paragraf
yazma) :
Öğretmen çocuklardan Amerika’daki belli başlı coğrafi şekiller hakkında
paragraf yazmalarını ister. Bunu derste işledikleri konuyu hatırlayarak veya
derse başlarken okudukları pasajı kullanarak yapabilirler.
SONUÇLAR :
1. Metodun ana amacı öğrencilere hedef dilde
iletişim kurabilmeyi sağlamaktır.
2. Öğrencilerin ana dili anlam kazandırmak için
olsa bile kullanılmamalıdır.
3. Kültür konusunda güzel sanatlara ek olarak
günlük yaşam da ele alınmalıdır.
4. Öğrenciler kendi hatalarını kendileri
düzeltmeye cesaretlendirilmelidir.
5. Grammar tümevarımsal (inductively)
yöntemle verilmelidir.
www.iolpgalerisi.com
by Mustafa Baran