Dil öğrenme bir çeşit alışkanlık gibidir.
Tekrarlandıkça alışkanlık artar ve öğrenme güçlenir.
Hata olduğu zaman o anda düzeltilmelidir.
Yoksa yanlış öğrenme oluşur ve kalıcı olur.
Buradaki amaç dili iletişim için nasıl
kullanılacağı üzerine alıştırma yapmaktır.
7.Öğretmen “single-slot ve multiple-slot” tekniklerini kullanır.
8.Öğrencilerin doğru cevaplarında öğretmen
“çok iyi” der.
Pozitif
destek vermek öğretmenlerin doğru alışkanlıklar geliştirmelerine yardımcı olur.
9.Öğretmen resimlerle ve konuşarak
öğrencilerden istediği cümle üzerine küçük ipuçları (cue)
verir.
Öğrenciler sözlü (verbal)
veya görsel (nonverbal) uyarıcılara cevap verebilecek
şekilde öğrenmelidir.
10.Öğretmen çeviri (olumlu &olumsuz,
aktif & pasif) ve soru-cevap öğretim tekniklerini kullanır.
Her dil sınırlı örneklere sahiptir. Bu tür
yapısal pratikler öğrencilerin bu yapıları kullanma alışkanlıkları edinmelerine
yardımcı olur.
12.Öğretmen onlara ipucu verir,
cesaretlendirmek için gülümser, resimleri kullanır, bireysel çalışır.
Öğretmen bir orkestra lideri gibi olmalıdır.
Hedef dilde öğrenci davranışlarını yönlendirmeli, idare etmeli (conduct)ve kontrol edebilmelidir.
13.Yeni kelimeler diyalog içinde öğretilir.
Kelime kapasitesi sınırlıdır.
İlk önce yapısal örneklemeler (structural patterns)
kullanılmalıdır. Kelime bilgisi daha sonra gelir.
14.Dilbilgisi kuralları ve örnekleri
öğretilmez. Dilbilgisi örneklerle ve çeşitli tekrarlamalarla öğretilir.
İkinci dilin öğrenimi ana dil gibi doğaçlama
olmalıdır. Ana dili öğrenirken kuralları ezberlemeyiz. Hedef dili kullanmak
için gerekli kurallar örneklerden çıkarılabilir (induced
from).
15.Öğretmen
telaffuzlar için iki dili karşılaştırır. Öğrencilerin nerelerde problem
yaşayabileceğini bulur.
Bir hedef dil öğrenirken ana dilin
alışkanlıklarından kurtulmak önemlidir. İki dil karşılaştırılarak öğrencilerin
nerelerde zorluk yaşayacakları anlaşılır.
Konuşma yazmadan daha önce gelir. Bir çocuğun ana dili öğrenirken takip ettiği sıra dinleme, konuşma, okuma ve yazmadır. Hedef dil de böyle öğrenilmelidir.
17.Alfabe
oyunu oynanır ve Amerikan marketleri ile futbolu tartışılır.
Dil kültürden ayrılamaz. Kültür sadece
edebiyat ve güzel sanatlar değil aynı zamanda hedef dilini ana dili olarak
kullanan insanların günlük yaşantılarını da içerir. Öğretmenin bir sorumluluğu
da hedef dili kullananların kültürünü de öğretmektir.
METOD HAKKINDA SORULAR :
1.“Audio-Lingual” metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?
- Hedef dili iletişim kurabilmek amacıyla
kullanmayı öğrenmelerini sağlamak.
- Öğrenciler düşünmek için zaman harcamadan
otomatik olarak hedef dili kullanabilecek düzeye erişmeliler.
- Öğrenciler hedef dilde yeni alışkanlıklar
geliştirip ana dillerinin eski alışkanlıklarından da kurtulmalıdırlar.
2.Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü
nedir?
Öğretmen bir
orkestra lideri gibidir, öğrencilerin dili kullanmasını yönetir ve kontrol
eder. Öğrencilerinin taklit (imitation) edeceği iyi
bir örnek olmalıdır. Öğrenciler, öğretmenin yönlendirmesini izlerler ve mümkün
oldukça çabuk ve doğru cevap verirler.
3.Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has
özellikleri nelerdir?
Yeni kelimeler ve
yapısal örnekler diyaloglarla verilir. Diyaloglar tekrarlama ve taklit etme
yoluyla öğrenilir. Öğretme teknikleri diyaloglardaki örneklere bağlı olarak
verilir. Öğrencilerin başarılı cevapları övülür. Dilbilgisi verilen örnekler
yoluyla aktarılır. Dilbilgisi kuralları apaçık bir şekilde sunulmaz. Kültürel
bilgi diyaloglar ile sunulabilir. Öğrencilerin okuma ve yazma çalışmaları daha
önceleri yaptıkları konuşma ve dinleme çalışmaları baz alınarak
hazırlanmalıdır.
4.Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci
etkileşimi nasıl olmalıdır?
“Chain drill” metodunda veya diyaloglarda
görev aldıklarında öğrenci-öğrenci etkileşimi söz konusudur. Ama bu etkileşim
öğretmen tarafından başlatılır ve yönetilir.Ayrıca öğretmen-öğrenci
etkileşimleri de büyük çoğunlukla öğretmen tarafından başlatılır (initiate).
5.Dil ve kültür nasıl görülür?
“Audio-Lingual” metotta dilin
görünüşü dilbilimcilerin tanımlarından etkilendi. Her dil kendi özel sistemine
sahiptir. Bu sistemin bazı bölümleri vardır : fonolojik, morfolojik,
sözdizimi.. gibi. Her bölümün kendine özel ayırt edici (distinctive)
nitelikleri vardır.
“Audio-Lingual” metotta günlük
konuşma vurgulanır. Konuşmanın karmaşıklığı yeni başlayanlar için
derecelendirilir. Böylelikle yeni başlayanlar sadece basit yapıları öğrenirler.
Hedef dili ana dil olarak kullanan insanların kültürü günlük davranışları ve
yaşan stilleri olarak öğretilir.
6.Dilin hangi alanları ve özellikleri
vurgulanır?
Kelime bilgisi
çocuklar telaffuz sistemlerinde ve dilbilgisi örneklerinde belli bir seviyeyi
aşıncaya kadar en alt düzeyde tutulur. Dil bilgisi örnekleri bir cümle gibi
benzer değildir. Örneğin bu üç cümlenin dil bilgisi yapısı aynıdır : “Meg called”, “The
blue Jays won”, “The team
practiced”...
Doğal dil bu
sırayla öğrenilir : dinleme, konuşma, okuma ve yazma. Konuşma ve dinleme
çalışmaları en çok dikkat gösterilmesi gerekenlerdir. Öğrencilerin yazacakları
önce konuşma yoluyla tanıtılır. İlk başlardan telaffuz öğretilir.
7.Öğrencilerin doğal dilinin rolü nedir?
Öğrencilerin ana
dilindeki alışkanlıkların hedef dildeki ilerlemeyi zorlaştıracağı düşünülür. Bu
nedenle sınıfta hedef dil kullanılır. Ana dil ile hedef dil arasındaki
karşılaştırmayı (conttastive analysis)
yapan öğretmen en fazla karışıklığın geleceği noktayı tahmin edebilir.
8. Değerlendirme nasıl yapılmalıdır?
Testteki her soru
dilin bir noktasını işaret etmelidir. Öğrencilere bir çiftteki kelimeleri ayırt
etmeleri veya bir cümlede uygun fiili sağlamaları sorulabilir.
9.Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl
olmalıdır?
Öğretmenler,
öğrencilerin nerede hata yapabileceklerini veya öğretilenleri söylemelerindeki
sınırlamaları önceden düşünmeli ve öğrenci hatalarına fırsat vermemeliler.
TEKNİKLER :
Dialog Memorization
(diyalog ezberleme) :
İki karakter
arasındaki diyaloglar veya kısa karşılıklı konuşmalar ile genelde ders
başlatılır. Öğrenciler taklitçilik yoluyla diyalogu ezberlerler. Öğretmen
diyalogdaki bir kişinin rolünü, öğrenci ise diğer bir kişinin rolünü alır. İlk
karakterin diyalogları öğrenildikten sonra diğerininkiler ezberlenir. Aynı
şekilde sınıfın yarısı bir rolü, diğer yarısı başka bir rolü alabilir. Diyalog
ezberlendikten sonra öğrenciler bireysel olarak diyalogu yapabilir.
“Audio-Lingual” metotta cümle ve
dilbilgisi özellikleri diyaloglar içinde öğretilir. Daha sonra bu özellikler diyaloga
bağlı kalınarak tekniklerle kuvvetlendirilir.
Backward build-up / Expansion drill (parçalara ayırma) :
Bu teknik daha çok
öğrenciler uzun bir cümlenin telaffuzunda problem yaşadıklarında kullanılır.
Öğretmen cümleyi parçalara ayırır ve sondan başlayarak
parça parça öğrencilere tekrarlatır. Tekrarlamaya
sondan başlanınca öğrencilerin dikkati daha çok yeni bilginin bulunduğu
cümlenin son kısmına çekilir. Öğrenciler bütün bir cümleyi hatasızca
tekrarlayıncaya kadar çalışma devam eder.
Repetition drill (tekrar) :
Öğrencilerden
öğretmenin örneğini mümkün olduğunca hızlı ve doğru tekrarlanması istenir. Bu
teknik öğrencilere yeni diyaloglar öğretmek için kullanılır.
Chain drill (zincir) :
Zincirleme tekniği
adını sınıfta oluşturduğu zincirleme bir iletişimden alır. Öğretmen bir
öğrenciyi selamlayarak başlar ve ona bir soru sorar. Soruyu cevaplayan öğrenci
yanındaki arkadaşına dönüp onu selamlar ve bir soru sorar. Bu şekilde devam
eder. Zincirleme tekniği sınırlı olmasına rağmen kontrolü kolaydır. Bu teknik
aynı zamanda öğretmene bütün öğrencilerin telaffuzunu kontrol etme fırsatı
verir.
Single-slot substitution drill (tek sözcük
yerleştirme) :
Öğretmen
diyalogdan bir cümle okur ve farklı bir kelime (cue)
verir. Bu kelimeye anahtar (cue) denir. Öğrenciler
verilen kelimeyi okunan cümledeki uygun yere yerleştirirler. Bu teknikteki amaç
öğrencilerin cümledeki uygun yeri bulma ve doldurmayı öğrenmeleridir.
Multiple-slot substitution drill (Farklı yere
aynı sözcüğü yerleştirme) :
Bu teknikte
öğretmen yine anahtar kelimeler verir, bu kelimeler diyalogdaki farklı yerlere
gelecektir. Öğrenciler kelimeyi tanımalı veya cümlede nereye konulması
gerektiğini bulmalılar. Gerekirse özne-yüklem uyumu gibi değişiklik yapacaklar.
Daha sonra cümleyi verilen kelimeyi uygun yere koyarak okuyacaklardır.
Transformation drill (çeviri) :
Öğretme olumlu bir
cümle verir ve bunun olumsuz cümleye çevrilmesini ister. Aynı şekilde soruya,
aktif bir cümleyi pasife veya dolaylı cümleye çevrilmesi istenebilir.
Question and answer drill (soru-cevap) :
Bu teknik
öğrencilerin soru cevaplama pratiği yapmasını sağlar. Öğrenciler, öğretmenin
sorularını çok çabuk anlamalı ve cevaplamalılar. Aynı şekilde öğretmen anahtar
kelimeler vererek öğrencilerden sorular oluşturmalarını isteyebilir.
Use of minimal pairs
(seslerle çalışma) :
Ortak sesleri olan
iki farklı kelime (e.g. ship, sheep)
ile çalışılır. Önce öğrenciler farkı anlar ve daha sonra doğru telaffuzları
yapmaya çalışırlar. Öğretmen sesleri, öğrencilerin ana dili ve hedef dili
arasında bir karşılaştırma yaptıktan sonra belirler.
Complete the diyalog
(diyalog tamamlama) :
Diyalogtan öğrencilerin
öğrendiği bazı kelimeler silinir ve tamamlamaları istenir.
Grammar game (dilbilgisi
oyunu) :
Süpermarket alfabesi oyununda bir öğrenci A harfiyle bir yiyecek
söyler bir sonraki hem A harfiyle hem de B harfiyle yiyecek söyler, oyun bu
şekilde devam eder. Bu oyunda tekrarlama fazladır. Öğrenciler sınırlı olsa da
kendilerini ifade ederler.
SONUÇ :
1. Hedef dili kazanma alışkanlıklar
oluşturularak mümkündür.
2. Ana dilin alışkanlıkları hedef dile
karışabilir.
3. Hatalar mümkün olduğunca ortadan
kaldırılmalıdır.
4. Odaklanma hedef dilin yapısal modelleri (structural pattern) üzerinde
olmalıdır.
5. Yeni materyal tanıtılırken diyaloglar
kullanılır.
6. Öğretmeni model alarak taklit yoluyla
öğrenilir.
7. Minimal-Pair
tekniğiyle telaffuz üzerinde çalışırlı.
www.iolpgalerisi.com
by Mustafa Baran