DESUGGESTOPEDIA
TANIM
Bu metot (Celce – Murcia’nın isimlendirmesiyle Affective-Humanistic Approach)öğrenci
duygularını ön planda tutar. Metodun yaratıcısı Georgi
Lozanov’dur. Öğrenmeyi psikolojik durumumuz etkiler. Başarısızlık
korkumuz bize sınır yaratır. Zihinsel yeteneklerimizin sadece 5-10 %
kullandığımız için sınırları tekrar tekrar
ilerletmeye çaba göstermeliyiz. Bu metodun amacı öğrenci duygularını
iyileştirerek korkudan uzaklaştırmak ve öğrenmenin önündeki engelleri
azaltmaktır. Mesela zihni sanat çalışmalarıyla uyarmak bu konuda işe
yarayabilir.
GÖZLEM VE PRENSIPLER
1. Sınıf rengarenk ve aydınlıktır. Hoş bir ortamda eğitim kolaylaşır.
2. Posterler arasında bazı dilbilgisi yapıları
bulunmaktadır. Öğrenciler dikkatleri
dolaylı yoldan olsa da çevrelerinde sunulan her şeyden öğrenebilirler. (Peripheral – Çevresel Learning).
3. Öğretmen kendinden emin, tereddüt etmeden
konuşur. Öğrenciler öğretmenin
otoritesine güvenir ve saygı duyarlarsa daha kolay öğrenirler.
4. Öğretmen öğrencilere hedef dili öğrenmenin
kolay ve zevkli olacağı izlenimini verir. Öğretmen
öğrenmenin önündeki psikolojik engelleri kaldırmaya uğraşmalıdır. Bu çabaya “desuggest” denir.
5. Öğrenciler yeni ad ve kimlik seçerler. Bu şekilde öğrenciler daha güvende ve
kendilerini ifadede açık hissederler. Farklı bir insanın performansını
yansıttıkları zaman daha az çekingen olurlar.
6. Öğrenciler kendilerini öğretmene
tanıştırırlar. Öğrencilerin öğrendiği
diyalog hemen kullanabilecekleri dili içerir.
7. Melodi çalarken şarkı söylerler. Şarkılar konuşma kaslarını serbest bırakmada
ve olumlu duygular hissettirmede kullanışlıdır.
8. Öğretmen uzun bir bildiri dağıtır. Yazının
başlığı “to want to is to be able
to”dur. Öğretmen
öğrenme durumuna dolaylı pozitif fikirler sunmalıdır. Yapılabileceklerin sınırı
yoktur.
9. Öğretmen kısaca bildiride anlatılan İngiliz
dilbilgisi ve kelime bilgisinden bahseder. Öğretmen
dilbilgisi ve kelime bilgisini üzerinde çok fazla durmadan açıklamalıdır. Bu
açıklamalar bildiride öğrencilerin kolayca bulması için farklı yazı şeklinde
olur. Yazının bütünü ve parçaları arasındaki etkileşim önemlidir.
10. Pasajın her yerinde klasik resimler yer
almaktadır. Güzel sanatlar öğrenciler
için olumlu fikirler üretir.
11. Sayfaların sol kısmı hedef dilde, sağ kısmı
ana dilde hazırlanmıştır. Anlamı çeviri yaparak en açık şekilde ifade
edebiliriz.
12. Öğretmen bir melodi eşliğinde yazıyı okur.
Sesini müziğin ritmine ve konuşma şekline uydurur. İletişim 2 safhada yer alır. Birinde dilsel mesaj şifrelenir. Diğerleri
ise dilsel mesajı etkileyen faktörlerdir. Müzik bu faktörlerden biridir ve
öğrenciye öğrenmenin kolaylığını ve hoşluğunu ifade eder. Bilinç hali ve bilinç
altında olan bütünlük ile öğrenme sınırı artar.
13. Ayı pasajı öğretmen farklı bir müzik ile
tekrar okur. Bu psikolojik engelleri
yıkmanın ve öğrenme potansiyelini açığa vurmanın bir yoludur.
14. Ödev olarak öğrenciler pasajı gece ve sabah
tekrar okurlar. Bu zamanlarda (yatarken
ve kalkarken) bilinçaltı ve bilinç hali arasındaki uzaklığın en azaldığı anlar
olduğundan öğrenme daha kolay gerçekleşir.
15. Öğretmen, öğrencilere farklı karakterleri
canlandırmaları için şapkalar verir. Öğrenciler diyalogu canlandırırlar. Rolü canlandırma öğrenmede eğlenceli bir yol
sağlar. Hayaller öğrenme engellerini azaltır.
16. Öğretmen rolün seslendirilmesine duygularında
katılmasını ister. Güzel sanatlar bilinç
altına hitap eder bu nedenle mümkün olduğu kadar öğrenim sürecine katılmalıdır.
17. Öğretmen bazı soru-cevap, tekrarlama, çeviri
gibi aktiviteler gösterir. Öğretmen,
öğrencilerin aldıkları bilgileri aktif olarak kullanmalarına yardımcı
olmalıdır. Bu aktiviteler tekrarlamayı mümkün olduğu kadar azaltacak şekilde
çeşitli olmalıdır. Yenilikler kazanmayı kolaylaştırır.
18. Bir çocuk şarkısı öğretilir. Dilsel bilgiyi müzik ve hareketler
destekler. Çocukça bir ortam öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğretmene güvenleri bu
ortamı daha kolay oluşturmalarını sağlar.
19. Öğretmen ve öğrenciler soru-cevap oyunu
oynarlar. Böylelikle öğrencinin dikkati
direk dilbilgisi formlarına değil, dilin kullanımına yönelir. Öğrenme eğlenceli
olmalıdır.
20. Öğrenci
hatalarını öğretmen yumuşak bir sesle düzeltir. Hatalar direk olarak veya
yüzleştirme biçiminde değil nazikçe düzeltilmelidir.
PRENSIPLER
1.”Desuggestopedia”
metodu kullanan öğretmenin amacı nedir?
Öğretmenin amacı
öğrencilerin hedef dilde günlük konuşma kullanımını öğrenmeleridir. Bunun için
öğrencilerin zihinsel güçleri açığa vurulmalıdır. Bu da öğrenmenin önündeki
psikolojik engellerin kalkmasıyla ve beynin yakın-bilinç bölümünü çalıştırıcı
aktivitelerle mümkün olur.
2.
Öğretmenin rolü nedir? Öğrencilerin rolü nedir?
Öğretmen sınıftaki
otoritedir. Öğrenciler ona saygı duymalı ve güvenmelidir. Güven duyulan
kaynaktan bilgi daha kolay alınır. Öğrenciler kendilerini daha emin
hissederler, daha az çekingen olur ve öğrenimi kendiliğinden çabaya gerek
kalmadan gerçekleştirirler.
3.
Öğretme-öğrenme sürecinin kendine has özellikleri nelerdir?
Öğrencilerin
çevresel (peripheral) öğrenmelerinden yararlanmak
için posterler hoş renkli ortamlar hazırlanır. Çevrede yenilik hissini yaratmak
için posterler her hafta değiştirilir.
Öğrenciler yeni
isim ve meslek seçerler ve kurs boyunca bu yeni kişiliğe bir özgeçmiş
yaratırlar.
Öğrencilere
verilen bildiri uzun diyaloglar (800 kelime) içerir. Diyalogların yanında ana
dilde çevirisi vardır. Ayrıca dilbilgisi ve kelime bilgisi üzerine farklı yazım
şekillerinde notlar vardır.
Öğretmen diyalogu,
birinci ana ibareyi içeren (receptive phrase) iki farklı dinleti halinde sunar. Birinci dinletide
(active concert), öğretmen
sesini müziğin ritim ve tonuna uydurarak diyalogu okur. Bu yolla öğrencilerin
beyinlerin tamamı aktif olur. Öğrenciler bildiriden takip ederler ve çevirisini
incelerler. İkinci dinletide (passive concert) ise öğretmen normal sesle diyalogu okur. Ödev
olarak da öğrenciler yatmadan önce ve sabah kalktıklarında diyalogu
okuyacaklardır.
İkinci ana ibare
ise (activation phrase)
yeni konuda öğrencilere kolaylık kazandıracak rol oynama, oyunlar, şarkılar,
soru-cevap gibi alıştırma çalışmalarıdır.
4.
Öğretmen-Öğrenci ve Öğrenci-Öğrenci etkileşimi nasıl olmalıdır?
Öğretmen
etkileşimi onlarla bir bütün olarak ve bireysel olarak başlatır. İlk zamanlar
sessizce veya öğrendikleri birkaç ifadeyle karşılık veren öğrenciler daha sonra
hedef dili kontrol etmeye başlarlar.
5.
Dil ve kültür nasıl görülür?
Dil iletişimdeki
gelişmenin birinci safhasıdır. İkinci safha ise dilsel mesajı etkileyen
faktörlerdir. Örneğin; Birinin kıyafeti veya davranışları diğerinin dilsel
mesajının nasıl olacağını etkileyebilir. Hedef dili kullanan insanların günlük
yaşamı ile ilişkili hedef dil öğrenilir. Güzel Sanatların kullanımı da
etkilidir.
6.Dilin
hangi alanları ve özellikleri vurgulanır?
Kelime bilgisinin
üzerinde durulur. Metodun başarısı hakkındaki talepler verilen kelime
bilgisinin çokluğuna odaklıdır. Dilbilgisi de apaçık fakat az düzeyde verilir.
Öğrencinin bilinci dilin yapısına değil de kullanımına odaklanırsa başarı
artar. Daha sonra beynin yarı-bilinç hali dilbilgisi kurallarını kendiliğinden
içine alacaktır. Konuşma da vurgulanır. Ayrıca öğrenciler hedef dilde okur ve
yazarlar.
7.Öğrencilerin
doğal dilinin rolü nedir?
Diyalogların
anlamlarını açıklamada ve gerekli görülen yerlerde ana dil kullanılır. Kurs
ilerledikçe öğretmen ana dil kullanımını azaltır.
8.Değerlendirme
nasıl yapılmalıdır?
Değerlendirme test
ile değil de öğrencinin sınıf içindeki performansı gözlenerek yapılır. Test
öğrenmeyi hızlandırıcı rahat sınıf atmosferini bozar.
9.
Öğretmenin öğrenci hatalarına tutumu nasıl olmalıdır?
Hatalar tatlı,
yumuşak bir sesle düzeltilir.
TEKNIKLER :
Positive Suggestion :Fikir verici
faktörler yaratmak öğretmenin sorumluluğundadır. Böylece öğrenmenin önündeki
engeller azalacaktır. Bu direk yolla olabilir, örneğin öğretmen öğrencilere
başarılı olacaklarına dair destek verebilir. Ama öğrencinin alt-bilincine hitap
eden faktör daha etkilidir.
First Concert (active concert) :Öğretmen diyalogun
hikayesini ve dilbilgisini tanıttıktan sonra okur. Öğretmen müzik eşliğinde
diyalogu okur. Klasik – Romantik periyot tavsiye edilir. Öğretmenin ses tonu
müziğe göre artar veya azalır.
Second Concert (passive concert) : Öğretmen normal
hızda melodi eşliğinde okur. Ama müzik tonu ile değil. Öğrenciler neşeli bir
ortamda yüksek sesle diyalogu canlandırır. Neşeli, üzgün, sinirli duyguları
kullanılır.
www.iolpgalerisi.com
by Mustafa Baran