İngilizce’de okunuş ile yazılış arasında sesler arasında
farklar vardır. Yazıya göre telaffuzda hatalar olacağından ‘phonetic
alphabet’ geliştirilmiştir.
Phonetics (fonotik) :
Fonotik, telaffuzdaki sembol ve çalışmalarının
genel adıdır.
Articulatory Phonetics : Bize bir kelimenin telaffuzunun nasıl
yapılacağını gösteren çalışmadır.
Acoustic Phonetics : Konuşmanın fiziksel özellikleridir,
havadaki ses dalgaları gibi.
Auditory Phonetics : Algı, işitme ile ilgilidir.
Forensic
Phonetics :
Kanunsal olaylarda konuşanın hüviyeti ve telaffuz kayıtları üzerinde inceleme
çalışmalarıdır.
Articulation : Voiced and Voiceless (sesli ve sessiz
telaffuz) :
Konuşmak için ciğerlerden gelen hava nefes
borusuyla dışarı itilir. Gırtlakta sesler ikiye ayrılır :
1) Ses telleri titremeye başladığında,
ciğerlerden gelen hava aralarından engellenmeden geçer (unimpeded).
Buna “sessiz telaffuz denir”.
2) Ciğerden gelen hava ses tellerini
aralıklarla tekrarlayan bir şekilde titretir. Buna “sesli telaffuz denir”.
Voiced : “Z,
V” gibi harfler telaffuz edilirken titreme olur ve bunlar seslidir.
Voiceless :
“S, F” gibi harfler telaffuz edilirken titreme olmadığından bunlar sessizdir.
Bunu anlamak için iki kulağımızı kapatıp
deneyebiliriz.
CONSONANT (sessiz harfler) :
Place of Articulation
(telaffuzun yeri) :
Ciğerlerimizden
gelen hava yukarı çıkar ve ağız veya burun yoluyla dışarı çıkar. Çoğu sessiz
harf (consonant), dil (tongue)
ve ağzın diğer bölümleri kullanılarak oluşturulur. Sesler birbirinden bu
kısımda ayrılır.
Bilabials :
alt ve üst dudağın birbirine dokunmasıyla çıkan seslerdir : “p, b, m, w”.
Labiodentals :
Üst dişlerin alt dudağa dokunmasıyla çıkan seslerdir : “f, v”.
Dentals :
Dilin önden üst dişlere dokunmasıyla çıkan seslerdir. : “theta
( ) e.g. three,
teeth; eth ( ) e.g. the, there, thus”.
Alveolars :
Dilin, üst dişlerin arkasına dokunmasıyla oluşan seslerdir. : “t, d, s, z, n,
l, r,”.
Alveo-palatals : Dilin damağa dokunmasıyla oluşan seslerdir.
: “( ) e.g. shoe-brush; ( ) e.g. church;
( ) e.g. pleasure;
( ) e.g. gem, joke;
y e.g you”. > harflerin üzerindeki virgüle “wedge” denir.
Velars :
Dilin damağın biraz arkasına dokunmasıyla oluşan seslerdir. “k e.g kill, car; g e.g go, gun; angma ( ) e.g. sing, tongue”.
Glottals :
Dil kullanılmadan çıkarılan tek sestir. : “h e.g. house,
whose”.
Manner of Articulation
(Telaffuzun Amacı) :
Stops :
Duraklı, devamsız sesler : “p, b, t, d, k, g e.g. bed,
ten”.
Fricatives :
duraksız, sürekli sesler : “f, v, s, z, e.g.
fish, those”.
Affricates :
Nefesin kısa aralıklarla gelmesiyle sürtünmeyle oluşan seslerdir :
“
e.g. jeep, cheap”
Nasals :
Genizden gelen havanın çıkardığı seslerdir. “m, n, ( ), e.g. morning,
name.
Approximants :
Sesin telaffuzu bir sonra gelen sesli harf tarafından etkilenir. : w, y, l, r,
h”.
|
|
Bilabial |
Labiodental |
Dental |
Alveolar |
Alveopalatal |
Velar |
Glottal |
||||
|
Stops |
p, b |
|
|
t, d |
|
k, g |
|
||||
|
Fricatives |
|
f, v |
(
), ( ) |
s, z |
(
), ( ) |
|
|
||||
|
Affricatives |
|
|
|
|
(
), ( ) |
|
|
||||
|
Nasals |
m |
|
|
n |
|
(
) |
|
||||
|
Approximants |
w |
|
|
l, r |
y |
|
h |
||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||
|
Voiceless |
p |
f |
(
) |
t, s |
(
), ( ) |
k |
h |
||||
|
Voiced |
b, m, w |
v |
(
) |
d,z,n,l,r |
(
), ( ) |
g, (
) |
|
||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
The Glottal and The Flap
:
Glottal Stop (gırtlakta ses duraksaması ) : sembolü
( ), ses telleri arasındaki boşluk tamamen
kapanıp kısa bir süre sonra serbest bırakıldığında oluşan duraksamadır. Oh! Oh!
dediğimizde ilk oh! ile ikinci arasında böyle bir durak vardır. “botter” ve bottle” kelimelerinin
ortalarında da durak vardır. Daha çok Cockney
(Londra), New York ve İskoçlar tarafından kullanılır.
Amerikalılar “butter”
kelimesini “budder” şeklinde okurlar. Bu telaffuzda
olan ise “flap”tır. Sembolleri (D) ve ( ). Bir derste “plato”nun önemini anlatan
öğrenci telaffuzu “play-dough”
şeklinde yaptığında da flap’a örnek olmuştur.
VOWELS (sesli harfler) :
Havanın dudak veya dil gibi organlarla
kesilmeden dışarı verilmesiyle oluşan seslerdir. “heat
ve hit” derken dilin ön kısmını kullandığımızdan buna
“high, front sesler” denir.
“hot ve hat” derken ise dil daha alçak ve geri
mesafededir bu nedenle buna “low, back
sesler” denir.
|
|
Front |
Central |
Back |
||||||||
|
High |
i |
l |
|
|
|
|
|
|
|
|
u |
|
Middle |
|
|
e |
. |
|
. |
|
. |
. |
. |
|
|
Low |
|
|
|
|
. |
. |
a |
|
|
|
|
( )
see, eat, key. ( ) putt, blood, tough. (
) my, buy, eye.
( )
hit, myth. ( ) move, two, glue. (
) cow, loud.
( )
tail, great, weight. ( ) put, could, foot. ( ) boy, void.
( )
pet, said, dead. ( ) no, know, though.
( )
sat, ban. ( ) raw, fall, caught.
( )
above, sofa. ( ) cot, father, body.
Bu liste “high, front” seslerden “low, back” seslere göre sıralanmıştır. Son üç tane ise “diphthong”tur (iki seslinin bir hecede kaynaşması).
Diphthong :
İki sesin kaynaşmasından oluşur. İngilizler Amerikanlara oranla daha çok
kullanırlar. Çoğu Amerikan “say” kelimesini iki ses ile değil, “sey” şeklinde kullanırlar. “They,
you, we” kelimeleri de iki
ses içerir.
www.iolpgalerisi.com
by Mustafa Baran