Dilin Ses Örnekleri :
Phonoly : Dildeki ses sistem ve modellerinin
tanımlanmalarıdır. “Bir dilin konuşmacısı farkında olmadan o dilin ses
modellerini bilmektedir “ teorisine dayanır. Seslerin gerçek fiziksel telaffuzundan
çok onların soyut ve zihinsel görünüşü ile ilgilidir.
“Tar, star, writer, eight” kelimelerindeki
“t” sesleri phonology’de aynı yolla ifade edilir ama
gerçek konuşmada bütün bu “t” sesleri farklıdır. Bu sesler farklı olmalı ki “tar, car, far, bar” kelimelerini ayrı telaffuz edelim.
Phonemes :
Anlamda değişiklik oluşturan ve
diğerlerinden farklı her bir sese “phoneme” denir.
/t/ phoneme işareti bir sesi tanımladığı için
yanlarında bölmelerle işaretlendirilmiştir. Bir phoneme’nin
temel özelliği zıtça işlemesidir, mesela İngilizce’de /f/ ve /v/ fonemleri “fat, vat, fine, vine” kelimelerindeki farklılıkları yaratmaları açısından
önemlidir. Bir dildeki fonemleri bu farklılık belirler. Bir karakter iki anlama
gelecekse o kelimede farklı fonemlere sahip olmalıdır.
Bir önceki konunun listesindeki bir sesin
her bir özelliğine “features” denir. Mesela /v/ sesi
: [+voice, +labiodental, +fricative olduğundan /p/ ve /k/ sesleriyle aynı grupta
olamazlar. Bütün bu “features”leri araştırdığımızda
belki şu sorunun cevabını bulabiliriz : Neden İngilizce’de /pl-/
ve /kl-/ sesleri çoktur ama /vl-/
sesiyle başlayan kelime yoktur.
Phones and Allophones :
Phoneme hafızadaki farklı ses türü iken gerçek
konuşmada o ses türünün birçok çeşidi oluşur. Bunlara “phone”
adı verilir. Tek bir fonemin bütün bu çeşit seslerini topladığımızda ise o
fonemin “allophones” ine ulaşırız.
Mesela;
“tar”
kelimesindeki [t] sesi, “star” kelimesinde olandan daha sert söylenir. Tar kelimesinde “aspiration”
(üfleme) daha fazladır. Bu şeklinde “t” sesinin fonu “th”
dir.
“Writer”
kelimesindeki “t” sesinde simgesi [D] olan “flap”
vardır. Bu başka bir fondur.
“eighth”
kelimesindeki ( ) sesi “t” kelimesinin
telaffuzunu değiştirir. Buradaki fonun simgesi ise ( )dir.
Ayrıca /i/ foneminin iki fonu [i] ve [ĩ]
dir. Örneğin : “seen” “seed”.
Minimal Pairs and Sets :
Bir dildeki fonetik ayrılıklar bu türlerle
test edilir.
Tek bir fonemin değişmesiyle anlamları
farklılaşan iki kelime “minimal-pair” olarak
adlandırılır. Örneğin: “pat-bat”, “fan-van”, “site-side”. Bu İngiliz fonolojisine göre sınıflandırılmıştır.
(Arapça’da böyle bir özellik yoktur). İngilizce’yi ikinci dil olarak öğrenen
konuşmacılar ses farklılıklarının anlam farklılıkları üzerindeki etkisini bu
yolla öğrenebilir.
Bir çok kelime aralarında tek bir fonemin
değişmesiyle anlam değiştirdiğinde bu duruma “minimal-set” denir. Örneğin : “feat, fit, fat, fate, fought, foot”.
Phonotactics :
Bir dildeki bazı ses birleşmelerinde belirli
örnekler vardır. “lig-vig” minimal set’lerden sayılmaz.
Bunlar İngilizce değildir. İngilizce’deki kelimelere göre olan fonolojik
bilginiz bu kelimeleri eğitmenizi sağlayabilir. İngilizce’de böyle kelimelere “accidental gaps” denir. [fsIg] yada [rnIg] gibi accidental olmayan kelimeler ise fonemlere göre oluşturulmaz.
Bunlara “phonotactics” denir.
Syllables and Clusters :
“syllable” sesli
harf içerir. En yaygın türü sesli harften önce sessiz harf gelen CV’dir. Bir “syllable” nin parçaları onset (bir veya
daha fazla sessiz harf), rime/rhyme
(sesli harfi içermesi. Rime, “nucleus”
ve hemen ardından sessiz harf geliyorsa “coda” diye
adlandırılır.
“me, to, no” gibi kelimeler bir “onset”
ve bir “nucleus” tan oluşmaktadır. Bunlar “open syllables” diye
adlandırılır. “up, cup, at, hat” gibi kelimeler
“soda” içerdiğinden “closed syllables”
olarak adlandırılırlar.

![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
“Onset” ve “coda” birden fazla sessiz harf bulundurabilir. Buna “consonant cluster” denir. “stop”
ve “post” kelimelerindeki “st” harfleri bundandır.
İngilizce’de 3 sessiz (CCC)de bir araya gelebilir. “stress,
splat”... Böyle kelimelerde ilk sessiz daima /s/
olmalıdır. Bir sonraki “voiceless stops
- /p/,/t/,/k/” ver son harfte herhangi bir sessiz... e.g. “spring,
strong, scream”. Birçok
dilde CV vardır.
Co-articulation Effects :
Konuşma denilen olgu hızlı ve kendiliğinden
oluşur. Kelimelerin sesleri arasında geçişi
duraksamadan yaparız. Buna “co-articulation”
etkileri denir. Bu etkiler “assimilation” ve “elision” olmak üzere iki tanedir.
Assimilation (benzeşme):
Birbirini izleyen iki ses arasında geçiş yapılırken birinci sesin bir kızmı
ikinci sesle kaynaşır. Buna “assimilation” denir.
E.g. : you and me : [ ]
I can go : [ ]
Elision (çıkarma) :
“and”
kelimesindeki [d] sesi genelde okunmaz. Veya “friendship”
kelimesinde yine [d] sesi yoktur. Buna “elision”
denir. “coda” halindeki /t/ sesi genelde böyle düşer.
“aspects – he must be”... bazende sesli harfler
düşebilir : “suppose, cabinet,
interest, every”...
Sorular:
Bir dilde fonemleri belirlemenin yolu nedir?
Bir kelimede bir sesin yerine başka bir ses
koyarak kelimenin anlamını değiştirebiliyorsak o iki ses fonemdir.
Allophone ile phoneme
arasındaki fark nedir?
Bir kelimede fonemlerin değişmesi ile anlam
ve seste değişir ama allophone değişince sadece ses
değişir.
www.iolpgalerisi.com
by Mustafa Baran