Discourse Analysis
Cohesion (bağlılık):
Bir paragraf birbirine bağlı cümlelerden
oluşmak zorundadır. Bu bağlılığa “cohesion” denir. Bu
bağlılık bir cümledeki zamirin önceki cümledeki ismi ima etmesi gibi olabilir.
Örneğin;
Father – he, my – I, Lincoln – it,
Lincoln convertible – that car – the convertible (lexical connection)
Money – bought – saving – worth a fortune – pay (common connection)
Time – once – nowadays – sometimes.
However (cümleleri bağlar)
Bu bağlantılardan yola çıkarak (cohesive links), bir paragrafın
iyi yazılıp yazılmadığı söyleyebiliriz. Çeviri çalışmalarındaki zorluğun bir
kaynağı bu bağlantıların gözden kaçması olabilir.
Ama bir paragraf sadece bu bağlantılar ile
anlamlı olmaz. Örneğin;
“My father bought a Lincoln convertible, The car driven by the police
was red. That color doesn’t
suit her. She consists of three letters. However a letter isn’t as fast as a telephone call”.
Yukarıdaki paragraftan anlaşılacağı gibi
bağlantılar sadece kelimeler arasında değil aynı zamanda cümlelerin anlamları
ve zamanlar arasında da olmalıdır.
Cohesion sadece kelimeler arasındaki sözgelimi
bağlantıdır.
Coherence (tutarlık) :
Cümlelerin anlamları arasındaki bağlılıktır.
Yukarıdaki örnekte kelimeler arasındaki dilbilgisel bağlantı bize anlamlı bir paragraf
oluşturamamıştır.
Her : That’s the telephone (She makes a request
of him to perform action)
Him : I’m in the bath (He
states reason why he cannot
comply with request)
Her : O.K. (She undertakes to perform
action)
Yukarıdaki örnekte ise kelimeler arasında
bir bağlantı yok ama cümlelerin anlamları arasındaki bağlantı diyalogu da
anlamlı kılmıştır.
Speech Events :
Kişiler arasında geçen diyalogların
değişimini belirleyen birçok kriter vardır. Örneğin konuşmacı ve dinleyici
arasındaki yakınlık, yabancılık, yaş farkı, eşitlik, sosyal durum söylenen söz
ve nasıl söylendiğini etkileyecektir.
Conversational Interaction
:
Karşılıklı sohbet sırasında konuşma iki veya
daha fazla insan arasında dolaşır. Bir kişi söz aldığında diğeri susmuştur.
Aynı anda konuşma başladıysa biri sözünü tamamlamadan susar.
Bir konuşmacı sözünün tamamlama noktasını (completion point) belirttiğinde
(soru sorarak veya duraksama ile anlaşılabilir) diğer konuşmacı başlar.
Bu alandaki en ilginç araştırma “conversational interaction” dur.
Bu stratejilerden bazıları “kabalık” olarak görülür (eğer bir kouşmacı diğerinin sözünü kesiyor ise). Aynı şekilde
“utangaçlık” ta (bir konuşmacı konuşmak için fırsat bekliyor ise ama hiçbir
hareket gerçekleştirmiyorsa) bunlardan olabilir. Konuşmacının bu yolla kaba
veya utangaç olarak nitelendirilmesi “turn-taking” denilen durumda (bir söyleşi sırasında) oluşur.
Eğer konuşma sırasını değiştirmeden düşünmek
için duraksamalar gerekirse bu duraklar cümle sonlarında değil fiillerden sonra
verilmelidir.
The Co-Operative Principle :
Konuşmacılar uyulması beklenen dört prensip
ile sohbet ederler (Grice – 1975).
1)
Quantity (nicelik) : Konuşmanızı (contribution)
gerektiği kadar bilgi verici yapın. Gerekenden az veya fazla değil.
2)
Quality (kalite) : Yanlış olacağına inandığınız şeyleri veya ispatınız olmayan
şeyler hakkında konuşma.
3)
Relation (ilişki) : İlgili olun.
4)
Manner (anlam) : Açık, sade ve düzgün sözler söyleyin.
Quantity : Well, to make a long
story short . / I won’t bore you
with all the details.
Quality : As far as I know.
/ I’m not absolutely sure
but….
Implicature : Carol : Are you coming to
the party tonight?
Lara : I’ve got an exam
tomorrow.
Yukarıdaki örnekte cevap aslında sorunun
cevabı değildir ama soruya uygun bir bilgi içerir. Bu duruma “conversational implicature”
denir.
Background Knowledge
:
Schema : Bir yazı okurken veya konuşma sırasında
hafızada biriken bilgilerin genel adıdır. Biri bize bir markette olan olayı
anlatmadan önce marketin tarifini yapmaz çünkü daha önceden hafızamızda bir
market schema’sı vardır.
Script : Bir seri söz gelimi
durumun var olduğu bir schema türüdür. Mesela bir restaurant script’i bize kapıyı
açarak içeri girmek, bir masaya oturmak, sipariş vermek gibi birçok bilgiyi
hafızamıza yerleştirir ama dinlediğimiz hikayede bunlar boşlukları tamamlar.
Mesela bir şurup paketinde “fill measure cup to line and
repeat every 2 to 3 hours” yazabilir ama asıl
amaç olan “drink” eylemi açıkça yazılmaz. Bu hastanın
hafızasında zaten olan bir script’tir.
www.iolpgalerisi.com by Mustafa Baran