Eğer insan
dili, insanlara özel bir haberleşme aracı ise hayvanlar bunu anlayamayacak,
kullanamayacaklardır. Bir köpeğin otur, yat, yuvarlan komutlarını anlaması dili
anladığından değil sesin farklılıklarına göre uyarıcı aldıklarındandır. Bu
kesinlikle kelimeyi anladıkları anlamına gelmez.
Eğer hayvanlar insan dilini anlayabilselerdi
bu dilin “producing” özelliğini kullanabilirlerdi.
Dahası bir hayvan türünün sinyallerini başka hayvan türleri kullanamaz. Bir at
senelerce sığır çiftliğinde kalsa bile kişneyecektir.
Şempanzeler 99% oranında kalıtımsal olarak
benzerler. 1930’da Luella-Winthrop
Kellogg adlarında iki bilim adamı, bebekleriyle
birlikte yavru bir şempanze büyütmeye başlarlar. Gua
adındaki şempanzenin yaklaşık 100 kelime anladığını fakat telaffuz edemediği
kaydedilir. Hayvanlar, insan seslerini çıkartacak yapıya sahip değillerdir. Meymun, goril ve şempanzeler de sesli iletişim kurarlar ama
konuşamazlar.
Beatrix-Allen Gardner adında iki bilim adamı Washoe
adını verdikleri dişi bir şempanzeye sağırlar tarafından kullanılan Amerikan
İşaret Dilini öğretmeye çalışırlar. Haziran 1966’da başlarlar ve Washoe için ev ortamı hazırlarlar. 3.5 yıl sonra Washoe 100den fazla kelimenin İşaretini öğrenir. Kendi
cümlelerini kurar, “more fruit,
open food drink” gibi. Bazı kelimelerde kendisi icat eder, kuğu için
“water bird” gibi... Bütün
bunlar onun dilinin “productivity” özelliğine sahip
olduğunu kanıtlar. Ayrıca Washoe, çok sayıda işareti
anladığını kanıtlar.
Ann ve David Premack tarafından Sarah adında
bir şempanzeye insanlarla iletişim kurabilmesi için plastik şekiller öğretilir.
Bu şekillerin her biri kelime yerine geçecek ve cümle
oluşturacaktır. Önce Sarah bu şekiller ile eğitilir.
Mavi bir plastik elma yerine geçiyordur, şekiller ve
anlamlar bağımsızdır (arbitrary), ama şempanze elmayı
istemeyi başarır. Şempanze şekillerle cümle kurup anlamayı da başarır.
Benzer bir teknik Duane
Rumbaugh tarafından Lara
adlı şempanzeye öğretilir. Öğretilen dile “Yerkish”
adı verilir ve büyük bir klavyenin bilgisayara bağlanması ile oluşan
düzenektir. Şempanze “please machine
give water” demek için
doğru sırakya 4 tuşa basmak zorundadır.
Fakat şempanzenin “please”
kelimesinin anlamını bilmediği doğaldır. Biz bu kelimeyi istediğimiz cümleden
çıkarabiliriz ama şempanze bu kelimenin tuşunu diğer tuşlarla eşit görür.
Bütün bu deneylerden sonra bir hayvanın
dilsel yetenekleri olabileceğini kanıtlayan psikolog Herbert
Terrace’dir. Nim adında bir
şempanze ile çalışmıştır.
Bu şempanze adını, dilin tabii ve insanlara
özel bir yetenek olduğunu savunan Noam Chomsky’den almıştır. Belki onun hatalı düşündüğünü
kanıtlayabilir.
1973’te Nim videolarla
ağır bir takip altında İşaret Dilinde eğitilmeye başlanır. İki yıl sonraNim, birçok kelime öğrenmeyi ve “give
banana”, “more drink” gibi
basit cümleler kurmayı başarır. Fakat Nim’in ifadeleri basit yapılardan ileri gitmez. Bir diğer
fark ise öğrendiği dili öğretmeniyle karşılıklı etkileşim dışında gösteremez.
Sonuç olarak, Nim
ve Washoe işaretleri iletişim için kullanmayı
başarır, basit cümleler kurarlar ama iletişimleri tam anlamıyla dilsel
değildir.
Şempanzelerle yaptığı deneylerde Terrace anlar ki bu akıllı hayvanlar belirli bir davranış
karşısında ödüllendirilecekleri zaman o davranışa benzer durumlar
yaratabilirler, hile yapabilmektedirler. Örneğin; şarkı söylemek öğretildiğinde
öğretilenden farklı ama ezgisel sesler çıkarmak...
The Controversy (tartışma,
mücadele) :
Bütün bu deneyler hayvanların dil-benzeri
bir iletişim yaratabileceğini açıklar. Washoe’nin
sahipleri Gardners’lar kendilerini eğitmen olarak
görmezler ve Washoe’ya bir şey öğretmeden uygun
cevapları almayı başarmışlardır. Washoe insan olmadan
da resimdeki nesnelerle işaretlerini eşlemeyi başarır.
Nim ise bir deney hayvanıydı ve eğitimi
penceresiz bir hücrede Amerikan İşaret Dilini akıcı şekilde anlatamayan
asistanlarla eğitildi.
Gardners’lar ise şempanze için doğal bir ortam oluşturmuşlardır.
Yaratıcı oyunlar oynayabileceği bir ortamda başka şempanzeler ile insan olmayan
ortamlara da bırakılmıştır. Böyle bir ortamda Washoe,
Loulis adında bir şempanzeye insan eğitimi almadan 50
işaret öğretmeyi başarmıştır.
Sherman, Austin ve Kanzi
:
Savage-Rumbaugn, Matata adındaki şempanzeye Yerkish
sembollerini öğretmektedirler. Matata’nın yavrusu Kanzi ise hep yanlarındadır. Bir süre sonra Matata başarılı olamasa da, yavrusu Kanzi
sembolleri kolaylıkla öğrenmiştir. Kanzi eğitimin bir
parçası değildir ve sembolleri gözleyerek öğrenmiştir. 250 kelimelik sembol
öğrenir. 8 yaşında 2.5 yaşındaki bir çocuğa eşit olabilecek düzeyde sembollerle
konuşmayı başarır.
Washo ve Kanzi gibi şempanzeler
sonuç olarak, insanlar tarafından seçilen bir işaret sistemiyle iletişim
kurmayı başarmışlardır. Bu şempanzeler aynı yaşlardaki insan oğulları kadar
dilsel başarı elbette sağlayamamışlardır.
Bu
deneylerin bize verdiği en büyük ders ise, biz “dili kullanmak” tabirinin
objektif, tartışılamaz bir tanımını yapamayız. İnsan bebeklerinin konuşmaya
başlarken dilsel benzeri sesler çıkardığına tanıklık ederiz ama aynı tanıklığı
şempanzeler için kanıt olsa da yapmayız.
Ama gerçek olan bir şey var ki Noam Chomsaky iddiasını tekrar gözden geçirmelidir. “- Dilde bir insanın öğreneceği en basit ilk adım bile en akıllı maymunun yeteneğinden ötededir.”Maymunlar bu iddiayı çürütecek kanıtları vermişlerdir.
www.iolpgalerisi.com
by Mustafa Baran