Arthur: genç ve başarılı bir adam.
Londra’dan bir iş teklifi almıştır ve işe başlayıp hemen nişanlısı ile
evlenmeyi planlamaktadır. Anne babası yok.
Hilda: Arthur’un nişanlısı.
Brownsons: Hilda’nın
anne babası. Ayrıca Arthur’un eski patronu.
Blanche: Londra’da Arthur’un aşık olduğu kız
Mrs. Hertman:
Blanche’nin annesi
Arthur genç ve başarılı bir
mühendistir. Nottingham’da yaşamakta ve orada bir
şirkette çalışmaktadır ve patronun kızıyla nişanlıdır. Londra’da daha büyük bir
şirkette iş bulur ve iş görüşmesine gider. Çok sıcak bir gündür ve sürekli
terlemektedir. İş görüşmesine gider ve işe alınır ama 3 gün Londra’da kalmak
zorundadır. Nişanlısının babasının tavsiye ettiği oteli aramaya başlar ama
ararken kaybolur. Sorduğu hiç kimse oteli bilmemektedir. Sıcaktan bunalır ve
bir dondurmacıya girer ancak buz makinesi bozuk olduğu için dükkanın sahibi
biraz beklemesi gerektiğini söyler o da beklemeye karar verir. Beklerken dükkan
sahibinin kızını görür ve ona bir anda aşık olur. Kızın üstünde bir kimono (tek
parça elbise) vardır ve bu elbisenin içinde çok seksi ve güzel durmaktadır.
Öyle dikkatli bakar ki kız da bunu anlayıp frikikler verir. Kıza aradığı otelin
yerini sorar ama kız ona otelin yerini bilmediğini ama eğer isterse kafenin üstünde kiralık bir odalarının olduğunu söyler.
Çıkıp odaya bakarlar ve Arthur odayı tutmaya karar
verir. Arthur, bugüne kadar nişanlısıyla öpüşmenin
ilerisine gitmemiş. Ama Blanche’den çok hoşlanır ve
bir anda duyguları ateşlenir. Kıza karşı, karşı konulamaz bir arzu duymaya
başlar. Blanche, babasının yeni öldüğünü ve para
kazanmak için evlerinin bir bölümünü kiraya verdiklerinden bahseder. Akşama
doğru, Arthur yeni işini kutlamak için dışarı çıkmaya
karar verir ve kutlamaya Blanche’nin katılmasını
ister. Akşam kutlamadan döndüklerinde bir şekilde kız Arthur’un
odasına gelir ve birlikte olurlar. 3 gün boyunca bu böyle devam eder ve üç gün
sonra Arthur Nottingham’a
dönüp Hilda ile evlenir. Balayı boyunca hep Blanche’yı düşünür ve onu hayal eder. Balayı dönüşünde işi
için tekrar Londra’ya gider ve orada yaptığı ilk iş Blanche’ye
gitmek olur. Kıza bütün gerçekleri anlatır ama kız onu öyle de kabul edeceğini
söyler. İçinde bulunduğu arzu ve istekten dolayı Arthur
asla Nottingham’a gitmemeye Blanche
ile birlikte yaşamaya karar verir. Bulduğu işe de gitmez ve geçmişini tamamen
silmek için teni bir iş bulur. Her şey yolunda gitmektedir, kızla çok mutludur
ama henüz Hilda ile evlidir. Kafeyi
Blanche ve annesiyle birlikte işletmeye başlarlar. Arthur bankadaki birikmiş parasını kafenin
yenilenmesine harcar. Bir süre sonra durumdan sıkılmaya başlar ve o sırada I.
Dünya Savaşı başlar. Savaşa katılmaya karar verir ve cepheye gider. Savaş
bittiğinde tekrar Blanche’nin evine gittiğinde evde
başka bir adamla karşılaşır ve anlar ki Blanche
aşksız ve erkeksiz yaşayamamaktadır. Her şeyiyle kabullenir onu ve Clanche ve annesiyle yaşamaya devam eder. İşini tamamen
bırakır ve sadece kafeyle ilgilenmeye başlar. Kafe iyi kar getirmektedir. Bir gün dolaşmaya çıkar ve
geldiğinde bir adamı rahat tavırlarla evinde otururken bulur. Kim olduğunu
sorduğunda Blanche’nin babası olduğunu ve hapisten
yeni çıktığını öğrenir. Evden kovmak ister ama kız ve annesi buna izin
vermezler. Adam geldikten sonra kafenin karı düşer
çünkü adam para çalmaktadır. Yıllar böyle geçip gider
ve Mrs Hartman ölür. Arthur artık 50 yaşına gelmiştir. Blanche
ile ilişkiye girememekte ve ona yetmemektedir. Blanche
ise başka erkeklerle yatıp kalkmaya devam etmektedir. Arthur
ondan fahişe diye bahsetmekte ama her şeyini kafeye
ve ona harcadığından gidecek yeri olmadığı için durumu kabullenmiştir. Bir gün
dışarı çıktığında Hilda’nın kendisi hakkında sorular
sorduğunu ve kendisini aradığını öğrenir. Aradan 25 yıl geçmiştir ama Hilda onu unutmamıştır. İşte o zaman odasına oturup o sıcak
yaz gününü ve hayatının mahvoluşunu düşünür. Yaptıklarından pişmanlık duyup bütün
gece çocuklar gibi ağlar ama artık yapacak bir şey yoktur
www.iolpgalerisi.com by Mustafa Baran